Kozmos Hakkında On Şaşırtıcı Yeni Keşif

Evren büyüleyici bir yer – her türlü garip ve büyüleyici şeye ev sahipliği yapan uçsuz bucaksız bir kozmik boşluk. Kara delikler. Nötron yıldızları. Beyaz cüceler. Gökyüzü bu muhteşem tuhaflıklarla dolu.

Her gün, gökbilimciler yeni bir gök fenomenine bir göz atmak umuduyla gökyüzüne bakıyorlar. Ve ara sıra, uzayın karanlığında göz gezdiren eterik bir nadirliği fark ederek şans eseri vururlar. Bu liste, kelimenin tam anlamıyla bu dünyanın dışında olan on kozmik keşfi araştırıyor.

Uzayda Olabilecek En Garip 10 Şey

10 Evrendeki Huzursuz Kara Delik Tuzakları


Gökbilimciler yıllarca süper kütleli kara deliklerin asla hareket etmediğine inandılar. Yıldızlar ve gezegenler etraflarında uçarken, kozmik devlerin neredeyse tüm büyük galaksilerin kalbinde kararlı bir şekilde oturduğu söylenir. Ancak yakın tarihli bir keşif, modelin bilim insanlarının bir zamanlar düşündüğü kadar doğru olmayabileceğini öne sürüyor.

Harvard & Smithsonian Astrofizik Merkezi’ndeki araştırmacılar, gökyüzünde dolaşan süper kütleli bir kara delik gördüklerinde şaşırdılar. Bilim adamları, galaksilerin hareketini içlerindeki kara deliklerinkiyle karşılaştırıyorlardı. İnceledikleri on gökadadan dokuzu hareketsiz durumdaki kara delikler içeriyordu. Ancak araştırmacılar, Dünya’dan 228 milyon ışıkyılı uzaklıkta bir sarmal gökada olan J0437+2456’nın içine baktıklarında, saniyede 4.810 kilometre (2.990 mil/saniye) hızla hareket eden “huzursuz” bir kara delik keşfettiler.

Süper kütleli kara delikler o kadar ağırdır ki onları hareket ettirmek için muazzam miktarda kuvvet gerekir. J0437+2456’daki kütle, güneşinkinden neredeyse üç milyon kat daha büyük. Bilim adamları şimdi derin uzay devinin ilk etapta hareket etmeye başlamasına neyin sebep olduğunu bulmaya hevesliler.

Astrofizikçilerin iki ana teorisi vardır. Kara delik, iki ayrı kara delik çarpışıp birleştiğinde doğmuş olabilir. Bu füzyon bazen yeni oluşan kara deliğin kozmos boyunca dönmesine neden olabilecek geri tepmeye neden olur. Veya kara delik, gizli kuzeniyle bir kütle merkezinin yörüngesinde dönen ikili bir sistemin yarısı olabilir.[1]

9 Gama Işınları Samanyolu’ndan Geçiyor


2021’de bilim adamları, galakside yoğun bir enerji patlaması olduğunu fark ettiler. Kökeni gökbilimcileri şaşkına çevirmiş olsa da, Samanyolu’nda bir dizi gama ışını parladı. Gama ışınları, galaksiyi yırtan kozmik ışın çizgileri geldiğinde oluşur. Kozmik ışınlar, patlayan yıldızlar ve kara delikler tarafından yayılan protonlardan ve diğer parçacıklardan oluşur. Bu parçacıklar Samanyolu’ndaki galaktik toz ile temas ettiğinde, tespit edilenler gibi ultra yüksek enerjili gama ışınları ile sonuçlanan nükleer reaksiyonları tetikler.

Gökbilimciler, Tibet Platosu’ndaki gelişmiş bir dedektör ağı kullanarak ışınları görebildiler. Bilim adamları bunu rekor kıran bir keşif olarak tanımladılar: şimdiye kadar tespit edilen en enerjik gama ışınları patlaması. Zirvede, Tibet ASy deneyi göz alıcı bir 957 teraelektron voltta (TeV) sinyaller alıyordu.[] Bunu perspektife koymak için, Büyük Hadron Çarpıştırıcısındaki kirişler 6,5 TeV enerjiye ulaşıyor.[2]

Bu da ilginizi çekebilir  Asya Kıtasını Sallayan 10 Sertifikalı Badass Warriors

8 Karanlık Madde Bir Yıldız Kümesini Parçalıyor Olabilir


Yakındaki yıldız kümelerini parçalayan, uzayda gizlenen dev ve gizemli bir şey mi var? Gökbilimciler olabileceğini düşünüyorlar. Son aylarda bilim adamları, yıldızların Hyades kümesinden kaybolduğunun farkına vardılar. Hyades, sadece 153 ışıkyılı uzaklıkta bulunan kendi Güneşimize en yakın yıldız kümelerinden biridir.

Avrupa Uzay Ajansı’ndaki (ESA) araştırmacılar, Gaia uydusundan gelen verilere bakarken kaybolan yıldızları fark ettiler. Nisan 2021’de Astronomy & Astrophysics’de yayınlanan bir teori, garip bir kozmik varlığın Hyades kümesine girdiğidir. Gelgit kuyruğu olarak bilinen ince bir yıldız şeridi, yıldızları Dünya’dan görünmez hale getirerek yerinden çıkarılmış gibi görünüyor.

ESA ekibi, bozulmanın arkasında dolaşan bir karanlık madde kamasının olabileceğini düşünüyor. Araştırmacılar, Hyades’in Güneş’in kütlesinin on milyon katı olan küçük bir madde halesiyle karşılaşmış olabileceğini düşünüyor. Adından da anlaşılacağı gibi, karanlık madde herhangi bir ışık yaymaz. Bu, evrende oldukça bol olmasına rağmen bilim adamlarının onun hakkında çok az şey anladığı anlamına gelir.[3]

7 Tek Boynuzlu At Kara Deliği Dünyadan 1500 Işıkyılı Uzaklıkta Görüldü

Gökbilimciler, Dünya’dan 1.500 ışıkyılı uzaklıkta bir kara delik ortaya çıkardılar ve bu da onu bilimin bildiği en yakın kara delik haline getirdi. Kara delikler kozmik devler olarak bilinir, ancak bu şimdiye kadar görülen en küçüklerden biridir. Küçük yıldız nesnesi, güneşin kütlesinin sadece üç katı ağırlığındadır. Bilim adamları ona ‘Tek Boynuzlu At’ lakabını verdiler çünkü bu kadar düşük kütleli bir tane bulmak nadirdi çünkü tek boynuzlu at takımyıldızı Tekboynuz’da görüldü.

Ohio Eyalet Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, yakınlarda kara delik bulunan parlak yıldızları ararken düşük kütleli nesneye rastladı. Kara delikler, ışık da dahil olmak üzere her şeyi emer ve bu da onları fark edilmelerini çok zorlaştırır. Ancak bilim adamları, yerçekimi alanının yakındaki bir kırmızı dev yıldız üzerinde küçük bir çekme etkisi olduğu için ‘Tek Boynuzlu At’ı tespit ettiler. Bu hafif çekim kuvveti, yıldızın çok hafif bir şekilde bozulmasına neden oluyor ve Ohio grubu bir dizi teleskop ve anket kullanarak bunu yakaladı.[4]

6 Metali Buhara Dönüştüren Cehennem Gibi Yeni Gezegen


TOI-1431b: metali buharlaştıran lavdan daha sıcak bir gezegen. Bu “cehennem” alev topu, Güney Queensland Üniversitesi’ndeki fizikçiler tarafından keşfedildi. Bilim adamları, Jüpiter’in neredeyse iki katı büyüklüğünde, bilinen evrendeki en sıcak gezegen olabileceğini söylüyorlar.

Kavurucu gezegen, Dünya’dan 500 ışık yılından daha az uzaklıkta ve 2.700 santigrat derece sıcaklığa ulaşıyor. Bu kabarma ısısı çoğu metalin erime noktasının çok üzerindedir. Dr Brett Addison basına “Bu çok cehennem gibi bir dünya” dedi. “O atmosferinde hiçbir canlı yaşayamaz. Aslında, gezegenin gece sıcaklığı [2,300 degrees Celsius] şimdiye kadar ölçülen en sıcak ikinci. ”[5]

Bu da ilginizi çekebilir  Jüpiter'in Tuhaf Bir Yer Olduğunu Kanıtlayan İlk 10 Taze Bulgu

5 Uzayda Keşfedilen Dev Denizanası Yapısı


Dünya dışı denizanası, kulağa tehlikeli bir bilim kurgu B filminden fırlamış gibi gelebilir. Ancak bilim adamları son zamanlarda kozmosa yayılan devasa bir dokunaçlı yapı keşfettiler ve bu onların kafalarını kaşımalarına neden oldu. USS denizanası, bir milyon ışıkyılının üzerinde genişliğe sahip gizemli bir yüklü parçacık kütlesidir. Bu zor dev, bilinen ilk polyphoenix olarak tanımlandı – radyo dalgaları yayan gizemli ve karmaşık bir uzay genişliği. Gökbilimciler, daha önce hiç böyle bir şey görmediklerini söylüyorlar.

Avustralyalı öğrenci Torrance Hodgson, USS denizanasını ilk kez 2017 yılında lisansüstü araştırma projesinin bir parçası olarak ortaya çıkardı. İlk başta, bir hata yaptığını düşündü. Ancak, uzun bir analizden sonra, kendisi ve danışmanı Melanie Johnston-Hollitt, Abell 2877 gökada kümesinde gizlenen benzersiz yapıyı keşfetti. ‘USS’ kısaltmasının ABD donanmasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bunun yerine, USS denizanasının yalnızca dar bir düşük frekanslı radyo dalgaları bandında göründüğü gerçeğine atıfta bulunan ultra dik spektrum anlamına gelir.

Bilim adamları, USS denizanasının kökenleri hakkında spekülasyon yaptılar. Bir teori, devasa yapının yaklaşık iki milyar yıl önce kara delikler tarafından yayılan madde kalıntılarından oluşmasıdır.[6]

4 Kozmik Boru Hatları Erken Evreni Besledi

Evrenin ilk günlerinde, Büyük Patlama’dan sadece birkaç milyar yıl sonra, uzay, devasa bir galaksiler ağıydı. Dev yıldız sistemleri gökyüzünü doldurdu. Bu devasa galaksiler yakıt için soğuk gaza ihtiyaç duyuyorlardı, ancak neredeyse her zaman sıcak atmosferik gazla çevriliydiler. Bu soğuk gaz nereden geldi? Bu süper büyüklükteki galaksiler nasıl hayatta kalabildi?

Kozmologlar bu sorulara cevap aramak için yıllarını harcadılar. Şimdi, Iowa Üniversitesi’nden yapılan yeni bir çalışma sayesinde, kesin bir cevaba bir adım daha yaklaştılar.

Bilim adamları uzun zamandır galaksilerin karanlık maddeden yapılmış yapıları birbirine bağlayarak soğuk gazla beslendiğinden şüpheleniyorlardı. Bu yapılar filamentlere ve boru hatlarına benzer. Ancak bu son çalışma, gökbilimcilerin kozmik “boru hatlarından” birini ilk kez tespit ettiklerini gösteriyor.

Kozmologlar, Atacama Çölü’nde son teknoloji ürünü bir dedektör kullanarak, evren henüz 2,5 milyar yaşındayken, yani şu anki yaşının beşte biriyken oluşan bir galaksiyi incelediler. Araştırma ekibi, galaksinin eteklerinde bir soğuk gaz akışı olduğunu düşündüren “kimyasal parmak izleri” şeklinde kanıtlar buldu. Daha fazla analiz, gazın dışarıdan pompalandığını doğruladı ve galaktik filamentler teorisini destekledi.[7]

3 Karanlık Sirenler Evrenin En Büyük Bulmacalarından Birini Çözebilir

Evren gizemli bir şeydir. Sürekli genişliyor, bunu kesinlikle biliyoruz ve içindeki tüm galaksiler birbirinden uzaklaşıyor. Ancak büyümesinin hızını ölçmek zor bir iştir. Evrenin genişlemesi, adını ABD’li astronom Edwin Hubble’dan alan Hubble sabiti ile tanımlanır. Ancak Hubble sabitini hesaplamanın iki farklı yolu vardır ve ikisi de önemli ölçüde farklı sonuçlar verir.

Bu da ilginizi çekebilir  Pandalar Hakkında En Büyüleyici 10 Gerçek

Ancak şimdi bu sorunu çözmeye yardımcı olabilecek yeni bir teori var: karanlık sirenler. Karanlık sirenler, kara delikler veya nötron yıldızları gibi muazzam yıldız nesneleri, zaman ve uzayın dokusunu bükecek kadar güçlü bir şekilde birbirine çarptığında ortaya çıkar. Bu astronomik bozulmalar yerçekimi dalgaları olarak bilinir ve ilk olarak 2015 yılında LIGO dedektörü tarafından tespit edilmiştir.

Karanlık sirenlerin, geleneksel teleskoplarda görülen ışık parlamaları ürettiği bilinmektedir. Bu olduğunda, bilim adamları mesafeyi hesaplamak için yerçekimi dalgası sinyalini kullanabilir ve ardından ışığı ölçerek ne kadar hızlı hareket ettiğini hesaplayabilirler. Ancak araştırmacılar, teknoloji geliştikçe, yakında karanlık sirenleri aşırı hassasiyetle tespit edebileceklerini umuyorlar. Yerçekimi dalgası astronomisinin sürekli gelişen alanında, bilim adamları, ışık patlamasına ihtiyaç duymadan Hubble sabitini hesaplayabilecekler.[8]

2 Kozmosun Derinlerinden Tespit Edilen Radyo Sinyali


Mart 2021’de bilim adamları, şimdiye kadar kaydedilen en uzak uzay bölgesinden bir sinyal aldıklarını açıkladılar. Göksel emisyonlar, Dünya’daki yıldız gözlemcileri tarafından keşfedilmeden önce 13 milyar ışıkyılı seyahat etti.

Gökbilimciler için uzayın bu kadar derinlerinden radyo sinyalleri bulması oldukça sıra dışıdır. Dalgaların çok uzaklara yayılmış bir kuasardan, muazzam miktarda enerji yayan muazzam bir galaktik nesneden geldiği söyleniyor. Bilim adamları, aldıkları sinyalin, evren 780 milyon yaşında, henüz emekleme aşamasındayken yayıldığına inanıyorlar.[9]

1 Samanyolu’nun Parlayan Çekirdeği Karanlık Maddeye Işık Tutabilir


Galaksimizin merkezinden gelen garip bir parıltı var ve kimse buna neyin sebep olduğundan tam olarak emin değil. Bilim adamları, 2009 yılında NASA’nın Fermi teleskopunu kullanarak Samanyolu’nun kalbinden gelen gama ışınlarını bulmak için şaşkına döndüler. Şimdi, Mart 2021’de yayınlanan yeni bir çalışma, göksel parıltının anlaşılması zor kaynağının karanlık madde olabileceğini öne sürüyor.

Öncü makale, Torino merkezli bir nükleer fizikçi olan Mattia di Mauro tarafından yazılmıştır. Fermi teleskobundan on yıllık ölçümlerin yanı sıra Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan gelen verileri ve yakındaki cüce galaksilerin çalışmalarını inceledi. Kanıtlar, karanlık madde parçacıklarının bir gama ışınları ve atom altı parçacıklar alevinde birbirine çarptığını ve birbirlerini yok ettiğini gösteriyor.

Mauro’nun teorisi doğruysa, yeni bir karanlık madde anlayışının önünü açabilir. İtalyan fizikçi, topladığı çok sayıda kanıttan, gizemli parçacıkların kütlesini, davranışını ve bozunmasını tahmin etti.

Ancak diğer birçok bilim insanı Mauro’nun bulgularına karşı temkinli. Bazıları galaktik parıltının karanlık madde ile hiçbir ilgisi olmadığına inanıyor. Bunun yerine, Samanyolu’nun merkezindeki bir yıldız çıkıntısından geldiğini iddia ediyorlar.[10]

Uzay Yarışı Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 10 Şaşırtıcı Şey



Kaynak

Teşekkürler Bunu zaten beğendin
Yorum yok